Bir yorumcumuz M. Akif bey de Denizli yaylalarından mangal manzaralarını göndermiş. Güzelim resimleri bir word dosyası ile perişan etmesine bakmayarak buraya aktardım. En dikkat çekici manzara “çiçek dalda güzeldir, kuzu şişte” beytini doğrulayan mangalda şiş görüntüleri oldu. Bunlar da M. Akif’ten gelenler:
Yayla Macerası
Efendim hafta sonu memlekete sıla-i rahim görevimizi yapmaya gittim. Denizli anne tarafı Babadağ’da da (Denizli’nin bir ilçesi övünmek gibi olmasın Zorlu, Yalınkaya (goldaş) ailesi de hemşerimizdir.) baba tarafını ziyaret ettik. Dedem heves etti biraz geç olmasına rağmen yaylaya ufak bir ev yaptırdı iyi oldu hem kendileri vakit geçiriyorlar hem de fazla sıcaklara maruz kalmıyorlar. Şimdi bende hafta sonu yaşadığımız mangal macerasını sizlere aktarıyorum. (Aferin, akraba ziyareti iyidir, yalnız kebap işi olmasa da gider misiniz, orayı da biraz kurcalamak lazım. FST)
Kuzu etini ufak ufak doğrayıp kırmızı biber karabiber ve tuzla yoğrulmuş hali soğanlar aşağıda takılıyorlar. Mangal yoktu sanrım tuğlalarla hallettik o işi. Resimler hava kararırken çekildi ondan dolayı biraz sıkıntı olabilir. (Suat beyin seçemeyip taş zannettiğim köftelerine göre başarılı bir görüntü arz ediyor. Dedene de iyisinden bir mangal alıversen, hep bedava yiyicilik olmaz ki, FST)
Soğan ve yeni yapılmış salça pek soğanla aram yoktur ama hakikaten lezizdi. (Soğanla arası olmamak olur mu, iyidir soğan. Hele de kuzu şişin yanında. FST)
Çoban salatası bilirsiniz böyle günlerin olmazsa olmazıdır. Domatesler maalesef pazardan alınma kendi üretimimiz değil. Onları çok çekmek isterdim ama dedem biraz az sulayınca sıcağa dayanamamışlar. (İyi mazeret, bakalım benim domateslere rakip çıkabilecek mi, FST)
Bu resmi çok zor şartlar altında çektim ellerden de görüldüğü üzere. Kompozisyon sade ve hoş. (Kompozisyon iyi de inşallah yemek masasına düşmemişsinizdir, FST)
Bu soğanlardan tatmadım ama yiyenler beğenmişti. Sofraya sonradan ekledikleri için pek fazla talep olmadı onlara. (Bunları ben de severim, talep olmaması kötü olmuş. Halbuki çerez gibi yenmesi lazım, FST)
Bir kaç tane de bahçeden bir şeyler gösterelim;
Biz biraz daha olgunlaşsın diyorduk ama dedem illaki yanınızda götürün diye bu patlıcanları resmi çekildikten bir kaç dk sonra kopardı ve yanımıza közleyip yersiniz diye verdi. (Siz de közlemeyip adamcağızı mahcup ettiniz muhtemelen. Suat beyin elle tutulur tek resmi patlıcan közlememiydi, ben mi yanlış hatırlıyorum? FST)
İncirlerin biraz daha olgunlaşması gerekiyor gerçi olmuşlarından bazılarını toplayıp yedik. Bir sonraki resimde göreceğiniz üzere.
Biraz manavcı usulü oldu içi açılmışları altlara koydum ama incirler tatlarını bulmuşlar. (Ticari sırlarınızı burada açıklamayın, müşteri filan vardır, FST)
Domatesle giremediğimiz rekabete salatalık ve biberle girelim. Sanırım bibere biraz fazla su verince böyle boyuna doğru uzuyormuş. (Domatese karşı hıyar ve biber ama ben biberleri mahcup olmayasınız diye koymuyordum, yanlış anlaşılmış, FST)
Bu resmi koymamın iki amacı var birincisi etlerin güzel bir şekilde tüketildiği ikinci ve asıl sebep ise tutma yerlerinin sarı olanlarının dedem tarafından 1972’de Bursa’dan alınmış olması. (Suat beye taş mı var, lazer bıçağıyla bu iş olmaz, halis Bursa işi şiş lazım, mesajı mı veriliyor? FST)










Fethi bey,
Akraba ziyaretinde bir sıkınımız olmaz nitekim denizli merkezde olan anne tarafında mangal talep etmeksizin gitmişimdir gerçi onlarda sağolsunlar benim biraz yemek seçtiğimi bilip köfte yaptılar
ama dediğim gibi yapmasalarda ziyaretimizi yapardık. Hakikaten mangal olayında haklısınız bir yenşi ve hediyesi almamamız kötü oldu ama eksiklerini öğrendik bir daha ki gidişe inşallah. İncir olayında biz yiyiciğiz ticaretlik bişi kalmıyor. Suat beyin lazer bıçağı konusuna girmeyeyim taraf olmuş oluruz
Birde kusura bakmayın word’de gönderdiğimden dolayı çok fazla anlamıyorum…ama öğrenmek lazım resimlerin sağ tarafı gitmiş bursa işi şişler belli olmuyor…
Fotograflar buyuk boyutta yuklendigi icin gidiyor saglari anladigim kadariyla. PS da kucultup yuklemek gerek.
Benim de Niagara Fallsin yarisi, kunduzcugun kuyrugu falan yok olmus
Porsalen tabaklarla cam bardaklarla piknik ne guzelmis oyle Mehmet bey.
Evet Betül hanım resimleri küçültmeyi öğrenmek gerek bir bilenden.
Efendim bu yayla olayına tam manasıyle piknik diyemeyiz heralde. Yaylada dedemin yaptırdığı ufak bir evin ön balkonunda olan şeyler oyuzden klasik her piknikte yaşanan malzeme sıkıntısı ya da wc sıkıntısını yaşamadık hatta tv bile vardı yani