Tomatis
August 12, 2007 by robdoshambr
Sezonun ilk iri domatesini bahçeyi sularken yaprakların altına gizlenmiş vaziyette buldum. (Ve suyu açık bıraktığımı şimdi hatırladım, koşup kapatayım…) Evet, fazla zayiat yok, kalan iki diziyi de suladım. Ne diyorduk, iri domatesi buldum. Bunlardan daha çok var ve daha büyükleri de olacak ama ilk olunca keyfi ayrı oluyor. 4-5 tane de şu küçüklerden buldum, kiraz gibi olanlar. Onları bizim kız seviyor, ben büyüğü aldım, bir süre seyrettikten sonra aklıma şu kebapçının domatesi geldi.
Acaba kessem içinde bir yazı bulup meşhur olabilir miydim? Önce kebapçı gibi diklemeye kestim. Hay maşşallah dedim, domatesin içinde hiç boşluk yok, iyi beslenmiş ve tamamen doğal. Mateessüf içinde paraya tahvil edilebilecek bir iz, işaret bulamadım. Gerçi zorlasan çıkar ama aleni olmayınca ne fayda. Bir de enlemeye kestim, şans güler mi diye, hayır, bolca çekirdek var. Neyse kısmet değilmiş. Halbuki şu resimdeki gibi birşey olsa ne iyi olurdu.
Peki sonra ne yaptım? Derhal dörde bölünmüş domatesi tuzlayıp afiyetle yedim. Çok lezzetliydi, ekşi gibi ama değil, dolgun, ağzınızda dağılıp gidiyor. Üç dilimi ben yedim, bir dilimi de hanıma verdim. Önümüzdeki günlerde Allahtan mani gelmezse epey domates yiyecek gibiyim.
Arzu eden buyursun gelsin, güzel tatlı biber de var. Közleriz.


Afiyet olsun
[...] (Şu da benim domates) [...]
harika olmuş