Dün gece bizim kız kayınvalidelerde kalacağım dedi, iyi bakalım, akşam oğlanla yalnızız demektir. Akşam yakınlarda oturan babamlara gittik. Komşunun çocuğu üniversite sınavına girmiş tercih yapacakmış, ille de benden fikir istiyorlar. “Ben ne anlarım” dediysem de önüme bir tercih listesi dayadılar. Ben kısaca “nereyi en çok istiyorsan orayı öne yaz” dedim. Dersane yetkilisinin önerdiği liste saçma sapan birşeydi, kendi tavsiyelerimi söyledim. Epey sevindiler.
Annemlerde geçen günden kalma pilav vardı, Afgan pilavı imiş, üzüm, fıstık filan var içinde. Pirinç de ince uzun birşey, alışık olmayan pek sevmez. Ben İran usulü pilavı daha önce yediğimden alışıktım, ama oğlum biraz mızmızlandı. Neyse peynir, zeytin onu savuşturduk. O sırada birader geldi, dondurma getirmiş. Onu yedik, adını tam söyleyemediğim bir çocuk kanalında (nickelodeon gibi bir şey) “kedi köpek” başlıklı çizgi filme baktık. Burada kedi uyanık ve buyurgan, köpek ise şaşkın tipler. Dizinin teması, kedilerin 9 canlı ama köpeklerin bir tek canlı olması sebebiyle köpeğin temkinli hareket etmesi gereği üzerine kurulmuştu. Köpek aşırı temkinli olunca birbiriyle bitişik yaşadıkları için kediye hayat zindan oluyor falan. Acayip birşeydi.
Eve döndük, bizim oğlan Beşiktaşlı olduğundan maça odaklandık. Tabii Lig TV üyeliğimiz olmadığından maçı radyodan dinliyoruz. Beşiktaş 3. sınıf bir takım karşısında ecel teri döküyor. Nitekim son iki dakikada iki gollük şut Beşiktaş kalesini yokladı. Benim için önemli değil, futbolla ilgimi keseli çok oldu ama küçükler için bunlar daha önemli, üzülüyorlar. Neyse 90 dakika sonunda bakacağız. (Hoop… Beşiktaş bir gol buldu)
Biraz televizyona bakayım dedim. Elle tutulur birşey yok. Milleti güldürmeye çalışan gençlerin bir yarışması varmış, “acaba yni birşey var mı” diyerek biraz baktım. Öncelikle jüri bir alem. Peker Açıkalın, Levent Kırca, Müjdat Gezen, Kadir Çöpdemir ve adını bilmediğim bir hanım jürilik yapıyor. Yahu bunların komikliği fi tarihinde kaldı, bizim çocuklar Levent Kırca’yı görünce korkudan kaçacak yer arıyorlar. Peker Açıkalın da itici bir tip, neresi komik anlamadım, gülünç denebilir belki. Neyse işte bu jürinin karşısına geçen bir ikili Kemal Sunal-Şener Şen taklidi yaptılar. Ben gülmediğim gibi şaşırdım, yahu hala Kemal Sunal taklidi prim mi yapıyor gençler arasında? İlginç. “Hıh hıı, aşşooleşşek” falan. Çocuklar kötü bir performans gösterdiler, bir tanesi daha sonra tek başına Levent Kırca-Cem Yılmaz şovu yaptı. Jüri ve ben anlamsız gözlerle oğlanı seyrettik. Herkes 8-9 civarında puan verdi. Sonra yeni yarışmacı davet edildi, başını köylü tarzında örtmüş bir genç kız hoplayıp zıplayrak gelirken ben artık ağlamak üzere olduğumdan kanalı değiştirdim. Hiç eğlenceli birşey yok derken Yaşar Okuyan’a rastladım, Kanal A’da idi galiba, seçim sonrası analizler yapıyordu. Bir kanalda daha önce AKP yüzde 40′ı geçerse Taksimde tek ayak üstünde dururum demiş, onu ve neden CHP’ye geçtiğini açıklamaya çalışıyordu. İşte bu programa bayağı güldüm.
Yattım ama ortalık sivrisinek dolu. Gündüz sıcaktan otların, yaprakların altına saklanan bu hayvanlar akşam saatlerinde etrafa hücum ediyorlar. Pencerelerimde sineklik yok, iki dakika açsan ortalık sinekle doluyor. Duvarlara bir ilaç yapmıştım, pek etkisi olmadı. Geçenlerde de duvara takılan sıvılardan alayım dedim. İçine bakmadan bir kutu aldım, meğer sadece makinesiymiş. Sonradan da almayı unuttum ya da üşendim öyle kaldı. Babadan kalma yöntemlerle sinek ilacı mücadelesi yapıyorum. Belediye de sözde akşamları ilaçlıyor ama manzraya bakılırsa sinekler belediyenin püskürttüğü gazdan beslenip daha da azgınlaşıyorlar. Neyse, yaz bitmeden üşenmezsem bir iki çareye bakacağım, öte yandan birbirimize de alıştık sineklerle, belki geçinir gideriz.
Ben de TV’de izleyecek bi şey bulamadığımdan Kanal A yı izledim biraz.
Yaşar Okuyan’ın tek ayak üzerinde dururum dediği programı da izlemiştim. Aynı Kanal A’daki kızgın tonda, AKP’nin neden oy kaybedeceğini anlatıp duruyordu. O sırada yanındaki Tuncay Özkan da kafa sallıyordu, Tarhan Erdem’in anketiyle dalga geçiyorlardı filan.
Şimdi baktım, “akp ekonomi sayesinde kazandı” diyorlar. Seçimden önce “ekonomi çok kötü, halk kan ağlıyor, ben bizzat gittim gördüm” diyorlardı halbuki.
Ben bunların yerinde olsam utancımdan evden çıkamam, hayret bir de canlı yayına çıkıyorlar. Bari git “En Komik Kim” yarışmasına katıl bir şeye benzesin.
site icin tebrikler, zevkle okuyoruz. umarim daim olur.