Sabah kalktım, baktım başım ağrıyor, yeniden yattım. Birazdan çocuklar geldi, kahvaltı hazırlamak lazım, hanım 3-4 günlüğüne yok, gezmeye gitti. Sokaktan aldığım sütü kaymaklı olursa içmiyor keratalar, Allahtan paket süt var, oğlanın ekmeğine biraz krem peynir sürdüm, kız zaten bir şey yemiyor. Bir de domates kestim, bakkaldan almıştım, içi bol çekirdekli, kokulu bir domates. Bulsam bir daha alırım. Onlar birşeyler yerken bulaşıkları toparladım. Çocuklar kendileri birer kuran kursu bulmuş oraya gidiyorlar, ben pek ilgilenmiyorum. Oğlan epey ilerlemiş, bir sürü sure biliyor, kızın pek umurunda değil, bir haftadır ötredeyim diyor, ne demekse. Neyse bunları kendi tercihleri ile seçtikleri yeraltı din eğitim merkezlerine bıraktım, oto sanayiye gittim.
Eski bir otomobilim var, 15 yaşını doldurmasına az kaldı, dökülen yerlerini arada toparlayan eski bir tamirhanede ustayla senelerdir ahbabım, oraya uğradım. Fethi bey ayran ikram edeyim dedi. Sabahın köründe ne ayranı diye düşünürken baktım fukara dükkanına eski bir buzdolabı uydurmuş, içine de dün geceden koyun yoğurdundan ayranı koymuş. Buzluktaki ayranın tamamı sabaha kadar buz kesmiş. Zor içtim ama güzeldi, tuzu kararındaydı. En sevmediğim şey şahane koyun yoğurdundan ayranın tuzsuz hazırlanmasıdır. Usta da benim kafadan ki tuzu bol ilave etmiş. Havadan sudan lafladık, en az 4-5 kere “eee, daha daha ne var ne yok” dedi, ben de “ne olsun, bildiğin gibi işte” dedim. Arabamın kapı kilidi çalışmıyor kime göstereyim dedim, kaportacıya git dedi. İlginç, ben sanki bu işi döşemeci yapar sanıyordum. Neyse bir bilgi sahibi daha olduk. Yanından ayrıldım.
Şimdi izinli olmama rağmen çalıştığım yerdeyim, ortalıkta kimse yok, bir iki arkadaşla lafladık, birkaç adam çekiştirdik. Ayranın üstüne kahve içtim. Olumlu ya da olumsuz bir etkisini hissetmedim. Bilgisayar başına geçtim, blog yorumcuları ne demiş ona baktım, kafayı bozup yeni blog açayım dedim ve bu blogu açtım. Şimdi de bu yazıyı yazıyorum. Peki bugün ne yapacağım?
Önümde bir davetiye var, yaşadığım yerde yeni bir dönerci açılıyormuş, beni de aralarında görmekten onur duyacaklarmış. Acaba herkese döner mi dağıtacaklar? Muhtemelen, bir uğramak lazım. Ondan sonra çarşıda bir iki esnafla laflarız. Sonra eve dönüp bahçe sulamam, el kadar bir yerin çimini biçmem lazım. Çocukları da dağıttığım yerlerden toplayacağım. Akşama Allah kerim. Beşiktaşın maçı varmış ama bende Lig TV yok, internetten izleriz artık.
hayirli ugurlu olsun fethi efendi. ama boyle guncel hayattan kareler olacaksa resimler de eklemen gerekir. hem bir gorelim nerelerde gezer tozarsin.
Efendim, hayirli ugurlu olsun. Bahcede cocuklari calistiramiyor musunuz? Belki cim yerine yenebilir birsey dikseniz ‘bu buyuyunce yeriz’ diye heves ederler? Tabii patates kizartmasi fidesi, gofret tohumu filan bulmak gerekebilir. Bu cim isini hep israf diye dusunmusumdur ben — eger ustunde top tepilmeyecekse.
Bülent Bey,
Kız biraz hevesli, oğlan ise bilgisayar oyunu yahut arkadaşlarıyla top tepmeyi tercih ediyor.
Yenecek şey olmaz mı, salatalık, domates, iki üç çeşit biber, patlıcan, kolrabi, lahana, maydonoz, rokadan oluşan 20-30 metrekarelik bir ormanım var. Bir fidanda dolma biber dahi var.
Çim konusunda sizinle hemfikirim ama görüntüyü düzelttiğini de kabul etmek lazım. Üstünde dolaşmanızda da mahzur yok, hatta yalınayak da iyi oluyor. 10 günde bir biçilmesi lazım, küçük bir yer olunca zorlanmıyorum.
Manyakadam,
O işler beni yorar ama bakalım, zamanla olabilir.
Hayırı olsun Fethi Bey.
Şuna çok güldüm:
“Oğlan epey ilerlemiş, bir sürü sure biliyor, kızın pek umurunda değil, bir haftadır ötredeyim diyor, ne demekse. Neyse bunları kendi tercihleri ile seçtikleri yeraltı din eğitim merkezlerine bıraktım, oto sanayiye gittim.”
Günlük de okunur mu? Böyle kara mizah olursa bal gibi okunur.
fethi efendi, demissinki: “kendi tercihleri ile seçtikleri yeraltı din eğitim merkezlerine bıraktım, oto sanayiye gittim.”
hic merak etmeyin en dogrusunu yapmissiniz. cunku yeralti din egitim merkezleri, yerustu dinsiz egitim merkezlerinden milyon kat daha iyidir.
hem sunu da unutmamak lazim ki kimi devirler vardir, o devirlerde yerinalti ustunden daha hayirlidir.
Okuyunca, “Allah iyiliğinizi versin.” dedim kendi kendime.
[...] diyerek olduğu yerde bıraktım, zaten geri de çıkmıyordu. Ertesi sabah geçen bir yazıda bahsettiğim ustaya telefon açtım. Arabanın ön tekerinin altına tuğla koyup geri ittik, eksoz borusu epey [...]
[...] demişken, meğer geçen sene neler yazmışım, wordpress gerçekten açıksa şu yazıdan itibaren bakın, ben okudum, neler olmuş neler. Aslında izlenimler filan iş değil, günlük [...]